Monday, December 22, 2014

Akdeniz'de Cruise Turu

Akdeniz cruise turları için belki de ideal deniz. Muhteşem doğal güzellikler, ilgi çekici şehirler, her yeni limanda farklı, renkli, tecrübe etmeye değer kültürlerle karşılaşma imkanı. Üç kıtanın birbiriyle buluştuğu noıktada, aynı tur içerisinde üç farklı dünyanın kadim şehirlerini görme fırsatı elde edebilirsiniz. Aynı cruise turu içerisinde Türkiye; İtalya ve Afrika kıyılarını görebilir, tarihi, kültürü, birbiriyle ilintili ama bir oakdar da farklı kentleri geçmişleri ve bugünleriyle tanıyabilir, insanları ile kaynaşabilirsiniz.

Uzun lafın kısası Akdeniz turları gezginlere paralarını karşılığını eksiksiz sunan programlar olabilir. Elbette yukarıdaki paragrafa bakıp Akdeniz'de cruise turunua çıktınız mı aynı anda üç kıtayı birden göreceğiniz izlenimini edinmeyin. Bir iç deniz olsa da Akdeniz aslında devasa bir su kütlesi. bir milyon kilometre kareden geniş bir alan kaplayan, yer yer 3000 metre derinliğe ulaşan bu deniz çağlar boyunca havzasında yaşayan insanların hem yaşam kaynağı hem de zaman zama felaketi olan kadim, engin bir deniz. Haliyle hiç bir cruise turu Akdeniz'in sunduğu cevherlerin tamamını birden önünüze seremez. Oddisseus'un Ege'yi aşmasının seneler ve onlarca efsane yaratan maceralara mal olduğunu düşünürsek modern bir cruise gemisinde bir kaç günde tüm Akdeniz'i tanımak arzusunun ne kadar yersiz olduğunu anlarız. Ancak bu blog size tura çıkarken paranızın karşılığını en iyi şekilde almak için neler yapmanız gerektiği konusunda tavsiyeler verden bir kaynak ve Akdeniz turu seçerken de nelere dikkat etmeniz gerektiğini gözden geçireceğiz.

1 - Başlangıç ve bitiş noktalarına dikkat edin.

Temel olarak iki tur cruise rotası vardır. Loop yapan turlar ve mekik dokuyan turlar. Loop yapan turlar sizi bir limandan alırlar, tur programları süresince limandan limana gezer ve tur bitiminde sizi aldıkları limana geri dönerler. Cruise turalrının büyük çoğunluğu bu kategoridedir. Mekik dokuyan turlar ise sizi bir başlangıç noktasından alıp bir bitiş noktasında bırakır, rotayı tersine çevirerek yeni müşteriler ile tekrar programa başlar. Bu tip tırlar genellikle nehir turlarında uygulanır. Loop yapan turlar bağlantı uçuşları konusunda avantajlıdır çünkü gidiş dönüş bileti almanıza olanak sağlar. Eğer mekik dokuyan bir tura katılırsanız önce kalkış limanına uçmanız, varış limanından da dönüş biletinizi almanız gerekebilir. Bu problem uçuşlar ile paketlenmiş cruise turları için geçerli değil elbette. Öte taraftan mekik dokuyan turlar ise size daha uzun bir rota fırsatı sunabilir. 

2 - Limanlara giriş çıkış saatlerine dikkat edin.

Yedi günlük bir programda altı ya da yedi şehirde demirleyebilirsiniz. Tur programına bakarken arzu ettiğiniz birden çok şehire uğrayacağınız görüp ikna olabilirsiniz. Dİkkat etmeniz gerekn temel bir nokta limana varış ve limandan ayırlış saatlerinizdir. Kimi zaman programlar bazı şehirlerde sadece 4-5 saat geçirmek üzere tasarlanır. Eğer görmek istediğiniz bir şehirde sadece 4 saat demirleyecekseniz orada geçireceğiniz zamandan pek bir şey anlamayacağınızı baştan kabullenmeniz gerekir. Gemiden inmek, gemiye geri dönüş ve gemiye geri biniş işlemleri sırasında geçen zamanı da hesaba katınca otobüsle kısa bir şehir turu yapmaktan öte bir aktiviteye zaman kalmayacağını anlarsınız. Kimi zaman cruise şirketleri kendi ekstra şehir turlarını satmak üzere böyle uygulamalar yapar. Eğer, mesela, Mallorca'da sadece 4-5 saatiniz varsa en akıllıca hareket paket turlardan birini alıp az zamanda çok şey görmektir. Eğer 10-12 saatiniz olsaydı kendi başınıza şehri keşfe çıkabilir, keyfinizce zaman geçirebilirdiniz. Oysa sadece 4 saatte bu imkanınız olmayacak. O yüzden limana varış ve limandan ayrılış saatlerine dikkat edin. 

3 - Gemide Türkçe rehberlik hizmeti olup olmadığını sorun

Yunan Adaları turlarında genellikle yeteri kadar Türk yolcu olduğu için Türkçe rehber bulunur. Ancak Batı Akdeniz'e açılan turlar, kalkış noktası İtalya da Fransa olan turlar her zaman Türkçe rehber bulundurmayabilir. Firmaların büyük çoğunuluğu paket programları pazarlarken eğer Türkçe rehber varsa bunun reklamını yapar. Eğer Türkçe rehberlik hizmetleri sizin için önemliyse bunu sorgulamayı unutmayın. Elbette, gemide bu rehberin asıl görevinin size ekstra tur satmak olduğunu, parasının çoğunu sattığı turlardan aldığı komisyonlardan çıkardığını aklınızdan çıkartmayın. Rehberler size ellerinden geldiğince pahalı turları satmaya çaba sarfedecektir.

Bu listeye daha pek çok tavsiye eklenebilir ancak ben bu günlük bu kadarıyla yetineceğim. Yazıya son vermeden önce Batı Akdeniz'de dengeli, açık denizde az zaman geçiren, limanlarda makul süreler geçiren bir tura link vereceğim. MSC Armonia ile Akdeniz Cruise Turu

Monday, December 15, 2014

Tur Operatörlüğünün Sonu Mu Geliyor?

6 Gece 7 Gün Paris turu 399 €. Maldivler turu 1099 €...Büyük tur şirketleri, ETS, Jolly, Tatil.com, v.b. sürümden kazanarak, tamamen sıradan ve olabildiğince çok insana aynı anda hitap edecek paketler ile seyahati ucuz hale getiriyor. İstanbul dışındaki şehirlerde büyük tırizim portallarının şubeleri yerel tur operatörlerinin yerini almaya başlıyor. Acaba küçük seyahat acentalarının sonu mu geliyor?

Aslında bu çok uzun zamandan beri tartışılan bir konu. Seyahat acentası, İngilizce tabiriyle travel agent, 1990'ların sonuna kadar tüm dünyada seyahate çıkanların yolculuklarında hizmet almak zorunda oldukalrı kuruluşlardı. Tek tıkla uçak bileti, iki tıkla otel rezervasyonu yapmak mümkün değildi. Bilgiye erişimin bu kadar kolay olmadığı yıllarda seyahat acentalarının asıl gelir kaynağı uçak bileti, otel rezervasyonu gibi temel seyahat ihtiyaçlarını karşılamaktı. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde uygun fiyata uçak bileti bulmak ve otel rezervasyonu yapmak konusunda uzmanlaşan, komisyonla çalışan, hatta verdiği seyahat fikri ve planından bile para kazanan acentalar vardı. Danışmanlık hizmeti veren finans şirketleri gibi danışmanlık hizmeti veren seyahat acentaları çok iyi paralar kazanıyordu.

Hava yolculuğunun ucuzlaması, internetin yaygınlaşması ile birlikte ilk olarak uçak biletleri acentaların temel gelir kalemlerinden birisi olarak kalmaya devam etse de ciroların içindeki payı azalmaya başladı. Özellikle Orbitz, Travelocity gibi seyahat portalları yüzlerce havayolunun onbinlerce uçuşunu parmak ucumuza getirdi. Acentaların müşterilerine verdiği fiyatlar bir kaç dakikalarını internette arama yapmaya ayırabilecek herkesin internet üzerinden ulaşabilecekleri fiyatlar ile zor rekabet eder hale geldi. 

Ardından online uçak bileti satan şirketler bilet ile birlikte otel rezervasyonu, araba kiralama hizmeti gibi servisleri de online olarak vermeye başladılar. 2000 ler ile birlikte hem seyahatin en temel unsurları hakkında bilgi sahibi olmak için bir acentaya ihtiyaç duymamaya başladık hem de bu hizmetleri oldukça uygun fiyatlar ile rahatlıkla satın alabilmeye başladık. Bu dönemde ayakata kalan küçük acentalar paket tur programları hazırlayan şirketler oldu. Kısacası iki tıkla halledilemeyecek seyahat hizmetlerinin cirolar içindeki payı artmaya başladı. Son senelerde ise bu konuda da büyük şirketler küçük şirketleri ezmeye başladı. tatil.com, jollytour, ets, v.b gibi şirketler dağıttıkları acentalıklar ve sürümden kazanmaya dayanan sistemleri ile kitle turizmi yapmaya başladılar. Bu şirketlerin turları hesaplı olmasına hesaplıydı ama pek çok seyahat sever insanın beklentilerini karşılamaktan uzak olmaya devam ediyor.

Büyük İstanbul acentalarının tamamen ele geçiremediği tek alan özel, butik turlar olarak kaldı. Doğaları gereği sadece 10-12 kişinin katılacağı, katılımcıların arzularına göre tasarlanmış turları karlı olarak işletemeyecekleri için büyük şirketler henüz daha butik turları yutmayı başaramadılar. Peki butik turları düzenleyen acentalar için hayat kolay mı? Hiç de değil. Jenerik geniş bütçeli ve ortalamaya hitap eden turlar fiyat rekabetinde sınır tanımıyor. Seyahat konusunda tecrübeli olmayan müşteriler tur içeriklerini ve hizmet kalitesindeki farkı rahatlıkla göremedikleri için ağırlıklı olarak fiyat üzerinden karşılaştırma yapıyorlar. Bu çok doğal eğilimin zarar verici sonucu ise butik tur düzenleyen acentaların yüksek operasyon maliyetlerine rağmen fiyat rekabetine girmeye zorlanması oluyor. Kar marjını çok düşüren bu rekabet hiç bir manevra alanı bırakmadığı için ancak risk alarak düzenlenebilen egzotik turların daha nadiren portföylere dahil edilmesine sebep oluyor. Aynı zamanda aylar öncesinden ödemesi yapılması gereken bilet ve otel rezervasyonları konusunda da şirketlerin daha az risk almasına yol açıyor. 

Oysa pek çok butik tur operatörü ETS, Tatil.com gibi büyük şirketlerin asla sağlayamayacağı hizmeti sunabilir. Küçük bir arkadaş grubuna tamamen kişiselleşmiş turlar düzenlemekten tutun, az sayıda insanın gideceği egzotik, alışılmadık rotalara gezi düzenlemeye kadar seyyahın özel arzularını ve ihtiyaçlarını dikkate alan programlar ancak işinin ehli, küçük, butik operatörler tarafından düzenlenebiliyor.

Kaliteli seyahatin fabrikasyon turlara yenik düşmemesi için butik seyahat acentalarının hayatta kalması önemli.

Monday, December 8, 2014

Malta'da Yılbaşı

Bu yazı biraz elitist gelecek biliyorum. Ne de olsa yılbaşında neden 2000 km uçup başka bir ülkede yeni yıla girmiyorsun diye bir soru sorduğunuz zaman nasıl bir gelir düzeyine hitap ettiğiniz ortada. Ancak ben bunun aksini savunacağım size. Diyelim ki yılbaşını özel bir gece olarak geçirmek istiyorsunuz. Öte taraftan uzun süredir adam gibi bir tatil de yapmadınız. Neden iki arzunuzu bir arada hem de unutulmaz bir seyahat ile birleştirmeyesiniz ki?

Seyahat acentaları ve tur operatörleri enelerdir yıl başına özel programlar hazırlıyorlar. Bir gecelik eğlence mekanlarında düzenlenen programlardan tutun okyanuz aşırı denizlerde gemi turalrına kadar her şey bu paketlerin içinde yer alabiliyor. Son senelerde ise hem yeni bir ülke görmenizi hem de hem de çok fazla para ödemek zorunda kalmadan tatil yapmanızı sağlayan yılbaşı paketleri pazarlanmaya başladı.

Tek şehire odaklanan, yılbaşı gecesinin özellikle eğlenceli ve ilginç geçtiği yerlere özel turlar oldukça hesaplı fiyatlara düzenlenebiliyor artık. Pastoral Tour isimli tur operatörünün Malta'da Yılbaşı Turu da bunlardan birisi. Açıkçası bu sayfalarda bir kaç defadan daha fazla Pastoral Tour tarafından düzenlenen turlardan bahsettim. Diyeceksiniz aloooo, kimin reklamını yapıyorsun. Ancak gerçek şu ki Türkiye'de büyük tur operatörleri standart turlar ve sürümden kazanarak indirdikleri fiyatlar ile butik operatörlere yaşam şansı tanımıyorlar. Oysa pek çok işini ciddiye alan tur operatörü maksimum 20 kişilik programlar ile kişiselleştirilmiş, özel arzulara hitap edecek hale getirilmiş turlar düzenlemek konusunda tatil.com ya da benzeri turizm portallarından çok daha başarılılar ve takip edebildiğim kadarı ile Pastoral Tour da bunlardan birisi.

Biz Malta'dan bahsetmeye devam edelim. Malta yılbaşı dediğiniz zaman ilk aklınıza gelen seçeneklerden birisi olmayabilir. Ancak ılıman iklimi, eğlenmeyi seven Akdenizli halkı, ve doğal ve tarihi güzellikleri ile yılbaşında kısa bir tura çıkmak için ideal bir mekan. 31 Aralık gecesi Valletta şehir merkezinde düzenlenen sokak eğlencesi dünyaca meşhur.

Eğer yakın zamanda kısa bir yurt dışı seyahati yapmak niyetindeyseniz, aradan yılbaşını da çıkartayım diyorsanız bir bakmanızı öneririm. Pastoral Tour Malta'da Yılbaşı

Thursday, December 4, 2014

Balayı Turu Nasıl Planlanır?

Tebrikler! Evlenmeye karar verdiniz ve kafanızı kurcalayan, zamanınızı alan onca işin arasında bir de balayı için nereye, ne kadar süre için gideceğinize karar vermek de var. İyi de bu işin eğlenceli kısmı dediğinizi duyar gibiyim. Onca sıkıcı işin arasında balayını planlamak o kadar eğlenceli ki! Elbette. Evlenmenin en güzel yanlarından birisi de onca yorgunluğu, aileler, bürokrasi ve konuklar arasında stres içinde geçen günlerin bitkinliğini atacağınız, yeni hayatınıza mutlu bir başlangıç yapacağınız balayını düşlemek değil mi? Ancak işler her zaman istediğiniz kadar düzgün gitmeyebilir. Otellerde istediğiniz odayı bulamayabilirsiniz, havaalanı otel transferleriniz istediğiniz kadar konforlu olmayabilir, uçak biletleri konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Peki ne yapmanız lazım?

Internette pek çok Balayı Turu da düzenleyen seyahat acentasının sayfalarını bulmanız mümkün. Bu acenaların büyük bir kısmı size uçağa binmenizden Türkiye'ye dönüşünüze kadar elinizi sıcak sudan soğuk suya sokmayacağınız bir hizmet verecektir. Balayı sizin için dinlenmek, eğlenmek, evlilik hayatınıza kusursuz bir başlangıç yapmak demek olmalı. Bunun için de tüm detayları sizin için düşünen bir tur operatörünün yardımını almak kadar doğal bir şey yok.

Bazı acentalar size her bütçeye uygun programlardan oluşan bir paket sunarken kimi acentalar ise tamamen sizin arzularınıza göre hayalinizdeki balayı turunu programlayabilirler. Bunun için sizden talep edecekleri ücret ise otel komisyonlarından fazla olmayacaktır. Hatta sizin için özel anlaşmalar ile kendi başınıza yapacağınız rezervasyonlardan çok daha iyi fiyatlı teklifler bile alabilirsiniz. 

Balayı seyahatinizin bir diğer önemli noktası da transferler ve turlar olacak. Balayı turunun organizasyonu uçak ve otel rezervasyonu ile sınırlı olmayacak. Havaalanında otelinize transferi, otel dışında ekstra aktiviteleri, belki bir akşam yerel bir restoranda romantik bir akşam yemeğini de hesaba katnanız gerek. Tüm bu ayrıntılar (ve oalsı aksilikler) ile tek başınıza uğraşmak gereksiz bir gerginlik kaynağı olabilir. O yüzden bunun için eğitilmiş profesyonellerden bütçenizi zorlamayacak bir bedel karşılığında yardım almak her zaman aklınızda tutmanız gereken bir seçenek.

Populer balayı destinasyonları olan Bangkok, Phuket, Maldivler aynı zamanda Türkiye'den alışık olmadığımız gelenekleri ve alışkanlıkları olan yerler. Bu destinasyonlar için yöreyi tanıyan ve otellerin standardı konusunda tecrübe sahibi insanlardan yardım almak gerekli. Sonuçta Booking.com adresinden ya da TripAdvisor 'dan otel aramak, karşılaştırma yapmak çok eğlenceli bir uğraş ama aynı zamanda kafa karıştırıcı ve çok zaman kaybettiren bir işe dönüşebilir.

Önümüzdeki yazılarda popüler balayı destinasyonları hakkında daha fazla bilgi veren yazılar da yazacağım.

Tuesday, December 2, 2014

En iyi cruise hangisi?

Bu öyle kolay kolay cevap verilebilecek bir soru değil. Ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz. Ancak bu klişe bir yana ödediğiniz paranın karşılığını daha iyi aldığınız turları bulmanın çeşitli yolları var. Burada size en iyi gemi turunu bulmak için neler yapmanız gerektiğine dair bir kaç tavsiye sunacağım.

1 - Beklentilerinizi belirleyin

Aradığınız uçsuz bucaksız denizler ve kumsallar mı? O zaman Karayipler'e gitmeniz gerekecek. Cruise turlarının kraliçeleri Karayipler'de bulunuyor. Cruise fiyatları genelde çok uygun olsa da genelde ABD'ye uçmak gerektiği için toplam maliyet biraz şişiyor ama egzotik bir gemi turu arzuluyorsanız daha fazla aramanıza gerek yok. Yok eğer aradığınız ilginç yerler görmek, gemiden sık sık inip yeni şehirler görmekse o zaman mutlaka Akdeniz turlarına bakmanız gerek. Birden çok ülke, birden çok kültür ve farklı mutfaklar için Akdenizde çeşitli rotalar mevcut.

2 - Yaz serinliği

Eğer yaz aylarında sıcaktan kaçmak istiyorsanız cruise turları tam size göre. Zaten gemide olmak bile yazın bunaltıcı etkilerinden kaçmanızı sağlayacak. Ancak daha da serinlemek istiyorsanız fiyortlar ya da baltık denizi turlarını düşünmelisiniz. Fiyort turları pek çok açıdan iyi bir fırsat. Hem yazın nispeten serin bir ilime gidiyor hem de dünyanın en ilginç doğal oluşumlarını görme fırsatı yakalıyorsunuz. Baltık turlarında ise deniz deneyimi doyurucu olmasa bile pek çok güzel Kuzey Avrupa kentini yakından görme fırsatınız oluyor.

3 - Bütçem düşük ne yapabilirim?

Eğer erken rezervasyon fırsatlarını kaçırdıysanız size tek önerimiz Kuşadası ve İstanbul kalkışlı Yunan Adaları Gemi Turları. Yunan Adaları pek çok açıdan ideal cruise turuna yaklaşıyor. Pek çok adada ve genelde Atina'da zaman geçirme fırsatı, Asla monotonlaşmayan gemi seyahati. Değişkenlik gösteren manzara. Ve tüm bunları nispeten uygun fiyatlara satın alabiliyorsunuz. Ege Adaları turlarında söyleyebileceğimiz bir iki ufak negatif nokta ise gemilerin yaşı ve kimi adalarda çok kısa tutulan konaklama süresi. Ege Adaları turlarına büyük gemi şirketleri en yeni ve en büyük gemilerini koymuyorlar. Elbette bu gemilerin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin Louis Olympia yakın zamanda elden geçirilip restore edilmiş 1980'lerde inşa edilmiş bir gemi. Konfor bakımından eksiği yok ancak yaşı ve boyutu dolayısıyla 4 yıldız sınıfında. Ancak bu seyahatinizin kötü ya da konforsuz olacağı anlamına gelmiyor. Sonuçta oldukça konforlu, doyurucu bir turu kesenize uygun bir fiyata mal etme fırsatı elinize geçmişken şikayet edecek fazla bir şey yok.

Benzeri yazıalr ile gemi turlarının artıalrı eksileri üzerine yazmaya devam edeceğim. Gelecek yazılarda cruise turlarına çıkarken dikkat etmeniz gereken noktalar üzerinde duracağım. 

Nehir Turu mu Gemi Turu mu?

Yazının başlığı aslında bir anlatım bozukluğu içeriyor ama daha kısa bir ifade aklıma gelmedi. Teknik olarak nehir turları da gemi turu sayılır ama siz bu yazıda yaptığımız karşılaştırmanın ne olduğunu anladınız. Populeritesi giderek artan nehir turları Avrupa nehirlerini bir turizm otoyoluna çevirdi. Tuna, Rennes, Rhine, Mosel havzaları ticaret için olduğu kadar turizm için de vazgeçilmez geçitler haline geldi. O halde gelin nehir gemisinde şehirden şehire atlamak mı yoksa devasa bir cruise gemisinde tura çıkmak mı daha avantajlı bakalım.

Doğal olarak bu sorunun herkes için geçerli bir cevabı yok. Kimisi Akdenizde cruise turunu tercih ederken bir başkası Tuna nehir turuna katılmak isteyebilir. Ancak eğer kararsızsanız, ve su üzerinde olmak istiyorsanız o zaman iki gemi turunun avantajlarını ve dezavantajlarını inceleyelim.

Şehirler Kültürler

Ziyaret edilen şehir sayısı ve şehirlerde geçirilen zaman bakımından nehir turları her zaman standart cruise turlarına göre daha avantajlıdır. Nehir gemileri genellikle her gün yeni bir şehire yanaşır ve orada oldukça uzun zaman geçirir. Bu derecede yoğun bir cruise turu genellikle sadece Yunan Adaları turlarında her gün yeni bir ada ziyaret etmek şeklinde gerçekleşir. Ancak bu turların bile bir ya da iki adayı sadece bir iki saatle geçiştirmek gibi mecburiyetleri var. 

Manzara

Manzara konusunda olay tamamen sizin neyi sevdiğinize bağlı. Tipik olarak cruise gemileri geceyi seyir halinde ve gündüzün büyük kısmını demirlemiş olarak geçirir. Nehir gemileri de buna benzer bir seyir izlerler. Ancak aralarında şöyle bir fark var. Nehir turlarında manzara her zaman size daha yakıun, daha çavuk değişen, ve çeşitlidir. Gece seyir halinde bile şehir ışıkları, kasabalar izlenmeye değecek bir manzara sunar. Gemi tuırlarında ise seyirin önemli bir kısmı açık denizde gerçekleşecektir. Eğer sonsuz mavilikler sizin için iyi bir manzara demek değilse o zaman seyir zevki açısından sizin için ideal olmayabilir.

Servis ve Konfor

Nehir gemileri daha küçük, ve doğaları gereği daha dar gemilerdir. Kapasiteleri 100-200 yolcu arasında değişir. Genellikle çok iyi yetişmiş ve tecrübeli mürettebat ile çalışırlar. Bu yüzden nehir gemilerinde çok daha iyi hizmet alabilirsiniz. Ancak küçük bir gemide olduğunuzu unutmayın. Nehir gemileri cruise gemielrinde olan devasa alanalra, havuzlara, oyun alanlarına, tiyatrolara sahip değildir. Cruise gemilerinde yolcu kapasitesi 4000'e kadar yaklaşabilir ve bu 4000 yolcuya hizmet veren mürettebatın sayısı 1000'i aşabilir. Bu kadar büyük bir mürettebatı tamamen aynı kalitede ve eğitim seviyesinde tutmak zor olduğu için arada sırada standart altı mürettebat ile karşılaşabilirsiniz. Ancak geminin fiziksel konforu beş yıldızlı otellerde bile göremediğiniz düzeye çıkabilir. 

Seyir Konforu

Nehir gemileri küçük tekneler olmasına rağmen nehirde yol aldığı için çoğu zaman sakin sularda seyir halindedir. Fazla sallanmazsınız. Okyanus aşırı cruiselarda ise dev boyutlarına rağmen çalkantılı denizlerde okyanusun gücünü hissedebilirsiniz. Cruise gemileri üretilen en güvenli tekneler arasında olsalar dahi fırtına sırasında kayda değer derecede sallanacaklarını göze almanız gerekir. Ancak eğer deniz tutmasından müzdarip değilseniz konforunuzun çok fazla etkilenmeyeceğini söyleyebiliriz.

Umarım bu kısa rehber nehir ve deniz turları arasında tercih yapmak zorunda kaldığınızda size yardımcı olacak bir klavuz görevi görür. Benim iflah olmaz bir gezgin olarak tavsiyem elbette su üzerinde tatil yapmanın bu iki yöntemini de keyifle test etmeniz yönünde olacak. Kaliteli bir nehir turu külürel açıdan da çok doyurucu olacakken iyibir gemide geçrieceğiniz bir haftalık bir cruise sizi konfora öylesine alıştırır ki evinize döndüğünüzde bir süre aynı hizmeti bulamadığınız için hayal kırıklığına dahi uğrarsınız. Sonuçta hemen her seyahat seçeneği gibi nehir ve gemi turlarının da avantajlı ve dezavantajlı yanları, farklı seyyahlara değişki şekillerde hitap eden tarafları vardır.

Bol seyahatli günler dileriz