Wednesday, April 6, 2016

Maldivlerde Balayı Hakkında Merak Ettikleriniz

Maldivler balayı çiftleri için ideal bir destinasyon. Gerek mesafesi, gerek THY'nin uçuş saatleri, gerek coğrafya ve koşulları ile Maldivler şehir hayatından, gündelik hayatın ve düğün sürecinin stresinden uzaklaşmak isteyen tatilciler ve çiftler için mükemmel bir fırsat. Üstelik Maldivler'de Balayı Turu konusunda yardım alabileceğiniz bir sürü güvenilir tur operatörü de var. Bundan bir süre önce sevdiğim bir seyahat blogunda yayınlanmış bir yazıdan alıntılar yaparak Maldivlerde balayı turunu masaya yatırıyoruz. Yazının orijinali için: Maldivlerde Balayı 8 Soru 8 Cevap

1 – Neden Maldivlerde Balayı Yaşamalıyız?


Balayı bir insanın, bir çiftin hayatında bir ya da çok az defa yaşayabileceği bir tecrübe ve mükemmele olabildiğince yakın olması gerekir. Peki neden Maldivler’de balayı yapmak iyi bir tercih? Bunun aslında pek çok sebebi var ve kendi başına bir yazı olabilir ama madde madde sıralayayım.

a)      THY ile aktarmasız uçuş. Üstelik geceyarısı saat 2’deki 8 saatlik uçuş ile gün kaybetmemiş de oluyorsunuz. Eğer havaalanına çok uzak olmayan bir otelde kalıyorsanız öğleden sonra otelinizin keyfini sürmeye başlayabilirsiniz. Dönüş uçuşu da şu anda saat 22:45’de, yani dönüş gününüzü de akşama kadar değerlendirme şansınız var.

b)      Tüm yıl boyunca güzel hava. Kuru ve yağışlı sezonları olsa da Maldivlerde 365 gün balayı yapabilirsiniz.

c)       Tropik bir cennet. Palmiye ve Hindistan cevizi ağaçları altında kalacağınız otelden başka tesisin olmadığı küçük bir adada sükunetin keyfini sürebilirsiniz. Evliliğinin ilk günlerini sadece birbirine adayarak geçirmek isteyen çiftler için ideal.

d)      Egzotik destinasyonlar içinde en hesaplı seçeneklerden birisi.

2 – Maldivler’de balayı için en iyi mevsim hangisidir?


Evlenme gününüze belki de çok özgürce karar veremeyebilirsiniz. Büyük ihtimalle yaz aylarında evleneceksiniz. Şanslısınız çünkü Haziran-Ağustos Maldivler’in düşük sezonu sayılır, yani masrafınız az olur. Şanssızsınız çünkü yaz ayları Maldivler’in yağışlı sezonudur. Ancak bu gözünüzü korkutmasın, tropik bir kumsalda yağmur altında turkuaz mavisi sulara dalmak, kumsalda yağmur damlalarının yumuşak sesi eşliğinde verandanızda eşiniz ile huzurlu bir öğleden sonra geçirmek…Yine de ille de en iyi mevsim ne zamandır derseniz iklim olarak Maldivler’in en iyi zamanı Şubat – Nisan arasındadır. Kuru sezon olarak da bilinen bu dönemde rutubet oranı da daha düşüktür.  Yağışlı sezon Mayıs’ta başlar ve Kasım’a kadar sürer. Ancak en yağışlı sezonda bile sağanak atakları arasında bol güneşli saatler geçirebilirsiniz.

3 – Maldivler’de balayı’nın ortalama maliyeti ne olur?


Sezona göre fiyatlar değişmekle birlikte 6 gecelik, 5 yıldızlı bir otelde yarım pansiyon konaklama transferler ve uçak bileti dahil kişi başı 2000 Amerikan Doları civarında bir maliyetle gerçekleştirilebilir. Yüksek sezonda Antalya’da 5 yıldızlı bir otelde tatil yapmak istediğinizi düşünün.

4 – Deniz uçakları ile transfer yapılıyormuş, doğru mu?


Evet doğru. Maldivler esasında bir adalar topluluğu. Yüzlerce irili ufaklı adadan oluşan ülkenin pek çok tatil tesisi sadece hava ya da deniz yoluyla ulaşılabilen bölgelerde yer alıyor. Male havaalanına 20-25 km mesafedeki adalara sürat teknesi ile gidilirken 100 km ve üzerindeki mesafelere ise ya iç hat uçuşu artı tekne ile, ya da deniz uçağı ile gidiliyor. Bindiğiniz deniz uçağı sizi otelinizin iskelesine kadar götürüyor. Bu süper romantik seçeneğin bir de maliyet yön var. Kişi başı 400 dolardan başlayan fiyatlar ile deniz uçağı keyfi yaşayabilirsiniz. Toplamda balayı maliyetinizi 1000 dolara kadar arttırabilen bir lüks. Eğer ille de yaşamak istediğiniz bir tecrübe ise pek çok adaya transferi bu yol ile yapabilirsiniz. Eğer bütçeniz sınırlı ise, ya da önceliğiniz belki bir gün daha fazla balayı yaşayabilmek ise tekne ile transfer yapılabilen yakın adalara yönelmenizi tavsiye ederiz.

5 – Balayı sırasında sadece otele kapanmak istemiyoruz. Neler yapabiliriz?


Dört ve beş yıldızlı otellerin tamamında doğa sporları, ilginç okyanus gezileri, dalış eğitimleri gibi tropik bir cennete uygun aktiviteler yer alır. Ancak eğer aradığınız şehir eğlenceleri ve gece hayatı ise Maldivler bunun için en iyi balayı destinasyonu değil. Büyük ihtimalle otelinizden başka bir tesisin olmadığı bir adada olacaksınız. Otellerin kendi eğlenceleri olsa da bir Mikanos, bir Las Vegas gece hayatı ile kıyas kabul etmez. Paradise Island, Sun Island, Reethi, ve Kuredu gibi kendi adasında kurulu resortlar konuklarına iyi bir gece hayatı da sunmak için çaba harcar. Eğer çok çılgın ve sıradışı bir şeyler peşinde değilseniz oldukça tatminkar bir eğlence ortamıyla karşılaşacaksınız. Yine de tavsiyemizi unutmayın: Maldivlerde balayı daha çok güzel bir iklimde, tropik bir cennet adasında zaman geçirmek isteyenler için idealdir.

6 – Nasıl kıyafetler götürmeliyim?


Mayo/bikini, parmak arası terlik…Eğer isterseniz sadece deniz malzemeleriniz ve güneş kreminiz ile gidebilirsiniz. Yazlık elbiseler, şortlar, hafif kumaşlar kullanılarak üretilmiş kıyafetler. Eğer yağışlı sezonda gidecekseniz çok hafif bir yağmurluk da taşımak isteyebilirsiniz. Zaten büyük ihtimalle plaj kıyafetleriniz dışında fazla bir şeye ihtiyacınız olmayacak.

7 – Aşılar, sıtma, ilaçlar, v.b.?


Maldivler’de sıtma tehlikesi yoktur ve eğer riskli bölgelerde yaşamıyorsanız sarı humma veya başka bir aşınız olup olmadığı sorulmaz. Kısacası güvenle seyahat edebilirsiniz. Ancak tropik bir adaya gittiğinizi, sıcak ve rutubetli bir ortamda olacağınızı unutmayın. Sinek kovucunuzu ve böcek sırıklarına ve sinek sokmalarına karşı krem ya da merheminizi yanınızda bulundurun. Ayrıca farklı bir iklim, farklı bir fauna, farlı bir doğal ortama girdiğinizi unutmayın. Eğer varsa alerji ilaçlarınızı yanınızda bulundurun.

8 – Son tavsiyeler?


Havaalanına uzak olmayan bir otelde kalın, Hem para hem zaman kazanın. Eğer bütçeniz sınırlıysa üdört gün normal bungalow ya da odalarda kalırken son iki gününüzü Water Villa, ya da Water Bungalow tarzı  su üstüne inşa edilmiş özel odalarda geçirin. Hem son iki gününüzü mükemmel geçirmiş olacak hem de bütçenizi çok zorlamayacaksınız. Her şey dahil konaklama çok maliyetli olabilir. Eğer bütçeniz sınırsız değilse yarım pansiyon konaklama tercih edin. Yanınızda biraz atıştırmalık (kuru meyve, çerez, kraker, vs) götürürseniz öğle yemeği sıkıntınız olmaz. Sabah kahvaltıları ve akşam yemeği açık büfe olacağı için aç kalmak gibi bir korkunuz asla olmasın.

Saturday, February 20, 2016

Sakız Adası Roket Savaşları Paskalya Şenlikleri

Bahar aylarında ucuz ama ilginç bir haftasonu kaçamağı arayanlar için Sakız Adasıdnaki meşhur Roket savaşları tam biçilmiş kaftan. Tek yapmaınz gereken Çeşme'den 25 dakikalık bir katamaran yolculuğu ile Sakız adasına geçmek ve iki yüzyıla yaklaşan bir geçmişi olan Roket Savaşlarına katılmak. Merak etmeyin roketleri siz atmayacaksınız. O iş geleneğin çıkış kaynağı ve sürdürücüsü olan iki kilisenin takipçilerine ait. Size düşen ise Paskalya yortusunu benzeri olmayan bir kutlamaya şahit olarak geçirmek. En iyisi belki kendi başınıza gitmek ama beni uğraştırmayın anacım oteldi feribottu diyorsanız Pastoral Tour ile 2 gece 3 günlük, adanın büyük kısmını da yakından tanıma fırsatı bulabileceğiniz Sakız'ın en iyi otelinde konaklayacağınız Sakız Adası Roket Savaşları Turu'na dahil olabilirsiniz.

1.Gün: ÇEŞME – SAKIZ

Sabah saat 08.30’da Çeşme Limanı’nda buluşma. Gümrük ve pasaport işlemlerinin ardından feribotla saat 09.30’da Sakız Adasına hareket ediyoruz. Yaklaşık 45 dk.lık yolculuktan sonra 10.15’te adaya varış Limanda adaya özgü Paskalya kurabiyeleri ile karşılanacağız. Aracımıza yerleşiyor ve kent merkezinde rehberimiz eşliğinde şehir turumuzu yapıyoruz. Böylece kentteki hareketliliği ve coşkuyu ada halkıyla paylaşacağız. Şu anda Bizans Müzesi olan eski Mecidiye Camii, Argenti Folklor Müzesi ve Koraes Kütüphanesi, Katedral, Türklerin ve Yahudilerin yaşadığı eski mahalleler, eski kale ve çeşmeleri, Kale kalıntılarını görüyor ve bilgi alıyoruz. Öğle yemeğimiz için serbest zamanınınız olacak. Yemek sonrası UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Nea Moni Manastırına gideceğiz. Buradaki gezimizi bitiriyor ve otelimize yerleşiyoruz. Serbest zaman.
 

2.Gün:SAKIZ–Güney Ada Turu - Paskalya Şenlikleri (Roket Savaşları)

Kahvaltı sonrası yarım  gün sürecek olan Güney Ada turuna çıkıyoruz. İlk olarak bir ortaçağ köyü olan ve çok iyi bir şekilde korunmuş köy-kale olan Mesta Köyü’ndeki gezimizi gerçekleştireceğiz. Ardından, 16. asırdan kalma haliyle olduğu gibi korunan Pirgi Köyü’nü ziyaret ediyoruz. Bizans Klisesi St.Apostles, dar sokakları, tipik dış cepheleri geometrik şekillerle bezeli evleri ile görülmeye değer Pirgi’yi yakından tanıyacağız. Koy meydanında geçireceğimiz serbest zaman sonrasında şehir merkezine dönüyoruz. Akşam saatlerinde adada geleneksel bir şölene dönüşen Roket atma şenliklerini izlemek için gösteri alanına gideceğiz. Belediyenin organize ettiği transferle 2 saat sürecek olan inanılmaz renk ve ışık zenginliğiyle Roket Savaşlarını izleyecek, resimleyecek, yakın komşumuzun gelenek ve göreneklerini yakından izleme fırsatı bulacaksınız. Gösteri alanından ayrılıyor ve adanın en büyük Klisesinde adaklarımızı yapıyoruz. Otelimize dönüyoruz.  Geceleme otelimizde.

3. Gün: SAKIZ – İZMİR

Kahvaltı sonrası serbest zaman. Arzu eden konuklarımızla tüm gün gerçekleştireceğimiz, deniz ve balık keyfi yapacağımız ekstra Kuzey Sakız Turu’na çıkıyoruz. (20 EURO). Gezimize başlangıç noktamız Sakız’ın ileri gelenlerinin oturduğu ve Homeros’un adı ile ünlenen Daskalopetra’ya ev sahipliği yapan Vrontados. Vrontados’ta Sakız kartpostallarının vazgeçilmez enstantanesi olan Tarihi Yeldeğirmenlerini ve Homeros’un bir zamanlar üzerinde ders verdiğine inanılan Daskalopetra’yı fotoğraflıyoruz. Daha sonra Ada’nın en güzel sayfiyesine sahip Kardamyla ve Marmaro’ya doğru gezimizi sürdürüyoruz. Bu şirin sahil kasabasında verdiğimiz gezinti ve yüzme molasının ardından Ada’nın balık lokantaları ile ünlü dalyan köyü olan Langada’ya doğru gezimizi sürdürüyoruz. Burada deniz mahsüllerinden oluşan leziz bir öğle yemeği alıyoruz. Yemeğin ardından şehir merkezine dönüyouz. Güzel bir bahar hafta sonunu Sakız’ın geleneksel Paskalya şenliklerini tecrübe etmiş, roket savaşlarına yakından şahit olmuş, güzel Sakız adasını yakından tanımış olarak artık dönmeye hazırız. Limana transfer. Gümrük ve pasaport işlemleri sonrası 18.00’de katamaranla Çeşme’ye hareket ve 18.25’de Çeşme’ye varış. Turumuzun sonu.
 

FİYAT TABLOSU

İKİ KİŞİLİK ODADA KİŞİ BAŞI195€32€X6 Taksit
TEK KİŞİLİK ODADA KONAKLAMA FARKI70€45€X6 Taksit
04-12 YAŞ135€24€X6 Taksit
*** Türk Lirası karşılıklar 16 Şubat 2016 tarihli serbest piyasa kurları üzerinden hesaplanmıştır. Rezervasyon sırasında TL karşılıkları güncel kurlar kullanılarak belirlenecektir. Liste fiyatı web sayfasında ilan edilenden daha yüksek çıkabileceği gibi kur durumuna göre daha düşük de çıkabilir.

TUR ÜCRETİNE DAHİL OLAN HİZMETLER

  • Çeşme – Sakız – Çeşme arası feribot ile ulaşım
  • Liman vergileri
  • Liman – Otel – Liman arası transfer
  • Roket atma şenlikleri transferleri
  • Vrantados Roket Savaşları Turu
  • Chiandris Hotel(4*)’da 2 gece konaklama
  • Sabah kahvaltısı (2)
  • Şehir Turu
  • Yarım günlük Pygri – Mesta (Güney Ada) turu.
  • Zorunlu seyahat sigortası
  • Profesyonel Pastoral Tour rehberlik hizmeti

 

Tuesday, November 17, 2015

Yılbaşı'nı Midilli'de Gçirmek için 5 Neden


Yılbaşında ne yapsam? Otel eğlencesine mi gitsem? Sokağa mı çıksam? Arkadaşlarla birimizin evinde mi toplansak? Yoksa yılbaşını Yunan usülü bir tavernada Ege mutfağı ve Ege müziği eşliğinde eğlenerek mi kutlasam? Yeni yılı hemen yanı başımızdaki, tanıdık ama pek çok açıdan farklı özellikleriye ayrılan Midilli'de karşılamak iyi bir fikir mi? Neden olmasın? Hem ne demişler, yeni yıla nasıl girersen yılın öyle geçer. Yeni yıla Midilli'ye seyahat ederek girerseniz ucuz yoldan sene boyunca yurtdışına seyahat etmeyi garanti etmiş olmaz mıyız? 

Şaka bir yana eğer gece kulüplerinde ya da fantazi müzkten başka bir şey çalınmayan, insanı yeni yıla umut ve neşeyle sokacağına aşk acısıyla sokan eğlence programlarından bıktıysanız Midilli çok çok iyi bir hedef olabilir yeni yıl programınız için Ben sık sık Midilli adasına gidiyorum, ve adayı çok ama çok seviyorum. Bizim kıyılara yakın adalar içerisinde Samos bir, Midilli iki. Bana daha da yakın olmasına rağmen Sakız'ı Midilli kadar sevip o kadar sık ziyaret etmiyorum. Midilli'y sık sık gittiğim ve adayı seviğim için vereceğim tavsiye belki o kadar da tarafsız olmayacak ama artık idare edin. Eğer olur da tavsiyeme kulak verecek olursanız da bunun adayı her mevsim ve her şart altında seven birisinden geldiğini unutmayın. Şimdi isterseniz yılbaşını Midilli'de geçirmek neden iyi bir fikir madde madde yazalım.

1 - Ulaşım Kolaylığı


2015 yılbaşı gecesi Perşembe'ye denk geliyor. Eh Cuma da tatil. Oldu mu size üç buçuk günlük güzel bir tatil? Bu sene yılbaşını sadece 31 Aralık geces ile sınırlı tutmamak, iki üç günlük kısa bir kaçamak yapmak için ideal. Ama nerelere gitsek? Canımız da Türkiye'den uzaklaşmak istiyor bir kaç günlüğüne? Mesela Sicilya'ya, Malta'ya falan gitsek nasıl olur? İyi de iki günlük tatil için şimdi kim 300 Euro uçak parası verecek. Hmmm...Şurada yanı başımızda Midilli var. İzmir'den gidecekler için İzmir-Ayvalık 2 saat, katamaran ile Midilli ise sadece 45 dakika. İstanbul^dan gelecekler için artık Edremit havaalanı daha sık uçuşlar ile pratik hale geldi. Edremit Ayvalık ise sadece yarım saat. Katamaran bileti giiş dönüş 30 Euro civarında. Gidiş geliş 200-250 liraya Midilli'ye ulaşım mümkün anlayacağınız. 

2 - Ege mutfağı

Midilli tavernaları biraz kızartma ağırlıklı menüler sunsa da Ege adalarından Ege mutfağını silmek mümkün değil. Bir de Midilli'nin meşhur ahtapotlarını hesaba katarasak...Mytilene, yani feribotun sizi indireceği ana liman kenti ve aynı zamanda adanın başşehri, irili ufaklı restoranlar ve tavernalar ile dolu. Pek çoğunda canlı müzk var ve kalitesi de çoğu zaman ortalamanın üstünde. Hem de arabesk kırması fantazi müziği değil. Kışın bol bol zeytnyağlı otlar, deniz ürünleri, ve mezeler sizi bekliyor olacak. 

3 - Yunanistan

Öyle çok da Yunan hayranı sayılmam. Ama arada sırada Türkiye'deki hır gürden kaçmak da iyi oluyor. Haberlerden eksik olmayan mülteci krizine rağmen Midilli'de yaşam canlı, insanlar Türkiye'dekinden kat kat daha güler yüzlü ve komşumuz krize girdiğinden beri de Türk turiste karşı minnettar. Pek çok restoranda Türkçe menüler görecek, sizi Türkçe selamlayıp buyur eden garsonlara toslayacaksınız. Elbette kahve isteyeceğiniz zaman Türk Kahvesi siparis etmek hala iyi bir fikir olmaybilir :) Hadi biraz da politika yapayım. Midilli Yunanistan için bile aykırı bir yer aslında. Komunist partinin güçlü olduğu, yerel hükümeti sıklıkla ele geçirdiği, ana karadakilerin kızıl lakabı taktıkları bir ada. Burada sieasta geleneği tavizsiz uygulanıyor ve ne zaman organize bir işçi sınıfı hareketi başlayacak olsa genellikle ilk kıvılcım buradan çıkıyor. Daha ne isterim?

4 - Taverna Eğlencesi

Tamam, kabul ediyorum taverna dediğimiz şeyden öyle çok fazla bir şey beklememek lazım. İtanbl'da meyhaneye, fasıla alışmış birisi için taverna ne yeni ne de üstün. Meze desen bizde de var. Müzik desen bizde de var...Eeee. Ama Midilli'de, ya da genel olarak Ege adalarında tavernada benim Türkiye'de artık bulmakta zorlandığım bir samimiyet var. Peşin hükümsüz, iç pazarlıksız bir eğlecne var, sirtaki var, rakı var, balık var, meze var, buzuki var...Va tüm bunlar size zannettiğinizden ya da korktuğunuzdan daha ucuza mal olacak ki bu da bizi son maddemize getiriyor.

5 - Fiyatlar

Kriz komşuyu fena vurdu. Bizi de teğet geçmedi belki ama Yunanistan hala belini doğrultmaya uğraşıyor ve başarılı olamıyor. Ana karadan uzaktaki adalar ekonomik krizden en çok etkilenen yerler arasında ve bu da en fazla Türk turiste yaradı. Midilli'de esnaf Türkiye'den gelecek turistin ağzının içine bakıyor. Restoranlarda menüler Türkçe seçeneği sunmaya yıllar önce başladı ama bu gün merkezdekş her restoranda ya Türkçe menü ya da Türkçe konuşan bir garson bulacaksınız. Tipik bi haftasonunda 20 Euro'ya tıka basa içki dahil doymak mümkün. Yılbaşında ise kişi başı 25-30 Euro'ya mükellef bir eğlence sizi bekliyor olabilir. Eğer yalnız seyahat etmek istemiyorsanız sayıları düzineleri bulan Midilli Turlar'ından birisine katılabilirsiniz. Rekabet yüzünden kar marjları neredeyse sıfır ve eğer güvenilir bir acentaya denk gelirseniz hem hesaplı hem de süper eğlenceli bir tatil geçirebilirsiniz. Böyle bir tura örnek vereyim:

İki gece üç günlik program. İki gece adanın en güzel otellerinden birisi olan Blue Sea otelde iki gece konaklama. Yılbaşı eğlencesi ve gala yemeği, geri kalan iki gün adanın görülmeye değer diğer şehirlerine düzenlenecek turlar...feribot bileti dahi kişi başı yaklaşık 200 Euro civarında bir fiyata geliyor.Fikir vermesi açısından:

Yılbaşı 2015 Midilli Adası Turu
Midilli Adası Yılbaşı Turu

Monday, November 2, 2015

Yeni Zelanda Avustralya Turu

Sydney'de Yılbaşı

Yılbaşı kutlaması deyince aklımıza ne gelir? Noel baba, kar, kapalı bir mekanda çılgın bir parti belki de? Hollywood bizi yeni yılı kutlarken kar, Santa Claus, ve kapalı mekanlarda şömine başında yapılan kutlamaları beklemeye alıştırdı. Günlük alışkanlıklarımız ise bir otel, restoran ya da kulüpte kapalı mekanda kutlama fikrini aşıladı beynimize. Oysa 31 Aralık gecesi dünyanın her yerinde kıuşın ortası ve kar tehlikesi anlamına gelmiyor. Güney yarımkürede 31 Aralık gecesi yazın etkisini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı günlere denk geliyor ve eğer Johannesburg, Buenos Aires, ya da Sydney gibi bir kentteyseniz yılbaşı demek sokak partisi, şort ve tişörtler, tiril tiril gömlekler, yazlık elbiseler ile yeni yıla girmek demek. Bu yazıda size yeni yılı en coşkulu şekilde kutlayan şehirlerden birisi olan Sydney'den bahsedeceğim. Yeni yıla Sydney'de girmek imkanı olanlar için mutlaka tadılması gereken tecrübeler listesine girmeli. İşte yeni yılı Sydney'de karşılamak için üç karşı konulmaz sebep!

Havai fişek gösterisi ve opera binası


Yılbaşı kutlaması denince akla ilk gelen görüntülerden birisi de Sydney Opera Binası siluetini arka plana alan muhteşem havai fişek gösterileridir. Şehrin pek çok yerinden çok güzel manzaralar sunan bu görsel şölen şehrin yılbaşı kutlamalarının da kalbi demek. Yılbaşı gecesi Sydney'in hemen her köşesinde ilginç bir eğlence bulmak mümkün ama ne yaparsanız yapın mutlaka kendinizi havai fişek gösterilerini izleyebileceğiniz bir yere konuşlandırın.

Bir Yaz Gecesi Rüyası


Yılbaşında paltolara bürünmeden de sokak partisi eğlencesini yaşayabilirsiniz. Bunun için güney yarımküreye geçmek ya da ekvatora olabildiğince yaklaşmak gerek. Sydney size yazlık elbiseleriniz, Avustralya'nın rahat ve samimi kültüründe parmak arası terlikler ve tiril tiril yazlık kıyafetler ile yılbaşı eğlencesi yaşama imkanı sunuyor. 31 Aralık günü Sydney'in uzun yıllar ortalama sıcaklığı 26 derece ve güneşli. Gece yarısına doğru ise sıcaklık 20-22 derece olacak. Ne bunaltacak kadar sıcak ne de sokakta zaman geçirmenizi zorlaştıracak kadar serin. 

Samimi ve Sıcak Avustralya Kültürü


Avustralyalılar İngilizce konuşan Anglo-saxon kökenli bir toplum olabilirler ancak iki yüzyıldan bu yana kendilrine ait bir kıtada dış tehditlerden uzak yaşamak, muhteşem bir doğada doğal zenginlikler içinde bir refah toplumu yaratmak hayata bakışlarını tipik Avrupa kültüründen biraz uzaklaştırmış. Resmiyete önem vermeyen, sıcak diyaloglara girmkten kaçınmayan, sanat ve sporu büyük bir tutkuyla seven bir millet. Kısacası tam biz Türklere göre bir seyahat noktası. Sydney sokaklarında yılbaşını kutlarken Avustralyalı tanımadığınız bir kişi gelip elinize bir bardak bira ya da kokteyl tutuşturup yeni yılınızı kutlarsa şaşırmayın.

PASTORAL TOUR İLE AVUSTRALYA YENİ ZELANDA TURU

Sydney'de rüya gibi bir yılbaşı geçirmek, Melbourne ve Sydney'de Avustralya'nın muhteşem doğasına daha yakından bakmak ve modern kent yaşamını tecrübe etmek, oradan Yeni Zelanda'nın pastoral ama aynı zamanda modern dünyasına bir göz atmak için Queenstown ve Auckland kentlerini ziyaret etmek için Pastoral Tour size muhteşem bir yılbaşı turu sunuyor. Ayrıntılar için programımıza aşağıdaki adresten göz atabilirsiniz.

Monday, January 19, 2015

Sevgililier Günü için Otel'e Gitmek

Sevgililer günü yaklaşıyor ve erkekler kabuslar görmeye başladı bile. Elbette birbirini gerçekten seven çiftler için sevgilerini paylaşmak için özel günler ve hediyelere gerek yok ama yine de beraber hoşça zaman geçirme fırsatının bulmuşken neden değerlendirmeyelim?

Erkekler doğru hediyeyi seçebilmek, bu özel günde sevdiklerini hayal kırıklığına uğratmamak için panik yapmaya başlamıştır. Ama aslında hiç korkmalarına gerek yok. Tek yapmaları gereken gala yemeği ve eğlence programı ile birlikte pazarlanan sevgililer günü programlarından birine rezervasyon yaptırmak. Giderek artan rekabet yüzünden her şey dahil konaklama, tüm yerli içkiler, ve gala programı dahil 200 TL'nin altında programlar bulmak mümkün. 

Ben favori turizm acentam olan Pastoral Tour'un Seferihisar Euphoria Aegean Resort and Spa'da düzenlediği programı örnek vereceğim. Ancak bu tek bakmaya değer programın bu olduğu anlamına gelmiyor. Tek yapmanız gereken sevgililer günü gala programı araması ile google'a saldırmak ve bir kaç telefon konuşması yapmak. Eğer hala kız arkadaşınız ya da eşinize alacak iyi bir hediye bulamadıysanız ortalama bir ayakkabı ya da çanta fiyatına birlikte mükemmel bir gece geçriebilir ve bu 14 Şubat'ı sadece lafta değil gerçekten de özel bir gece haline getirebilirsiniz.


Tuesday, January 13, 2015

Ren Nehri Turları

Braubach, Germany
 Nehir Turu deyince aklınıza ne geliyor? Tuna nehri mi? Amazon? Yangtze? Bunların hepsi nehir turuna çıkmak için muhteşem destinasyonlar ancak Türk seyahat severlerin arada sırada gözlerinden kaçan bir nehir var ki en keyifli, en pitoresk, en yoğun nehir turlarından bir kısmı bu nehirde gerçekleştiriliyor. Bu nehir hangisi mi? Elbette Ren nehrinden bahsediyoruz.

Ren lise tarih derslerinden hatırladığınızdan çok daha fazlasını barındıran 1300 km kadar uzunluğu ile Avrupa'nın en önemli akarsualarından birisi. İsviçre Alpleri'nden doğan nehir ilk olarak İsviçre ile Almanya'nın güney sınırını çiziyor, ardından Almanya Fransa sınırında nöbet tutmaya başlayan nehir bir kaç yüz km boyunca sınır çizgisini oluşturduktan sonra yoluna Almanya içlerinde kuzeye doğru devam ediyor. Bir süre sonra canı sıkılan Ren batıya dönerek biraz da Hollanda'yı sulamaya karar verir. Batıya doğru tüm Hollanda'yı kateden akarsu Kuzey Denizi'ne dökülür. 

Ren bu uzun yolculuğu boyunca dört ülke ve düzinelerce şehirden geçer. Bu elbette nehir turuna çıkan gezginler için iyi haber çünkü az zamanda bol bol şehir gezmek, her gün kendine özgü mimarisi ve kültürü ile yeni bir kenti tanımak demek. Zaten nehir turlarının en önemli avantajı olan "ilginç bir şehirden hiç bir zaman fazla uzakta olmamak" Ren için özellikle doğru.

Ren Nehir Turu için sık uygulanan rotalardan birisi Basel - Paris. Elbette Ren nehri Paris'e kadar uzanmıyor ama madem bir Avrupa seyahatine çıktık, madem Ren'in en büyük kolu olan Mosel nehrine girerek Luxemburg'a kadar çıktık o halde yolculuğu Paris'de iki gün geçirerek bitirmeyelim? Bu rotayı yukarı Ren ve Mosel Nehir Turu olarak tanımlamak mümkün. Basel, Strasbourg, Cochem ve Paris'i ziyaret etmenize olanak sağlayan bu rota 8 günü nehirde 2 günü Paris'te olmak üzere 10 günlük bir zaman dilimini kapsıyor.

Old Town, Strasbourg, France
Ren Nehri Turlarında yukarı Ren havzası yeteri kadar cazip gelmiyorsa o zaman akarsuyun aşağı havzasına doğru yol almaya, Amsterdam'dan başlayıp Basel'e kadar çıkmaya ne dersiniz. Mosel havzasına hiç bulaşmadan saf bir boydan boya Ren turu yapmış olmakla kalmayacak Amsterdam, Köln, Strasbourg, ve Basel gibi her biri kendi başına bir gezi planını hak eden şehirleri gezmiş olacaksınız.

Bu iki poüler rota dışında da Ren nehrini Tuna ve Seine ile birleştiren 12-15 günlük daha uzun, daha ilginç, ama aynı zamanda daha maliyetli turlar da seçenekleriniz arasında. Bu daha uzun soluklu nehir turlarında kimi zaman nehirleri birbirine bağlayan kanallardan geçerek aynı gemi güvertesinde kimi zaman ise gemi değiştirerek birden çok nehir üzerinde seyahat etmiş oluyorsunuz. Bütçesi ve takvimi geniş seyahat severler için daha cazip olan bu turlarda Tuna ve Ren üzerinde Amsterdam'dan Budapeşte'ye Avrupa'nın en güzel şehirlerinden bir kısmını gezmek mümkün. 

Kinderdijk, Netherlands
İnternet üzerinden satış yapan acentalar önde gelen Nehir Turu operatörlerinin programlarını tanıtmak ve satmak için büyük bir rekabet içerisinde. Pek çok acentanın web sayfasında indirimli nehir turu kampanyalarını, ya da erken rezervasyon indirim fırsatlarını takip edebilirsiniz. Pek çok acenta onlara iletişim bilgilerinizi bıraktığınız takdirde yeni nehir turu kampanyalarından ve indirimli nehir turu paketlerinden sizi haberdar etmek için seferber olacaktır. Eğer 2015 için yurt dışı seyahat planlarınız varsa nehir turlarını yabana atmayın derim.

Friday, January 9, 2015

Mississipi Nehir Turu

Blogu yazmaya başladığımdan bu yana çok yüksek bütçeli seçenekler üzerinde fazla durmamaya çalışıyorum. Hala zengin bir ülke değiliz ve binlerce lirayı seyahate ayırabilecek durumda olan şanslı kitle nüfusumuzun küçük bir kısmını oluşturuyor. Ancak arada sırada o kadar güzel turlara denk geliyorum ki yazmamak ayıp olur. Mississipi Nehir Cruise turu da böyle bir tur. Sadece ağzımızı sulandırmak için bile olsa incelemeye değer.

Mississipi dünyanın en uzun ve en fazla su taşıyan nehirlerinden birisi. Çok uzun bir rotada az eğimli ve derin bir yatakta aktığı için dünyanın gemi ulaşımına en uygun büyük nehirlerinden de birisi. New Orleans'ın hemen dışında Meksika körfezine dökülen Mississipi ABD'nin tüm güney ve ortabatı eyaletlerine ulaşan, bu eyaletlerde ticareti ve tarımı ayakta tutan bir can damarı. Aynı zamanda efsanevi çarklı nehir gemilerinin de 19.yüzyıl boyunca cirit attığı bir tarih abidesi. Bu kadim ve kıyılarına kurulmuş her şehir ve kasabası ayrı bir öykü anlatan nehiri yakından tanımak aynı zamanda Amerika Birleşik Devletlerinin de tarihine keskin bir bakış atmak demek. Kısacası Mississipi'de cruise turuna çıkmak bir nehir üzerinde gemide zaman geçirmekten daha fazlası demek.

Mississipi nehrinde cruise turu hizmeti veren birden çok şirket var ancak son yıllarda ön plana çıkan ve uluslararası tanınırlığını arttıran American Queen Cruises en ilgi çekici ve doyurucu programları hazırlayan şirket. Ben bu yazıda hem Mississipi nehri hakkında kısa bilgiler vermek hem de nehir üzerindeki en popüler rotalardan birisi olan New Orleans - Memphis hattı hakkında bir kaç kelam etmek istiyorum.

Mississipi: Bir Nehirden Daha Fazlası


Kuzey Amerika'nın en büyük, dünyanın da en uzun 5 nehirinden birisi olan Mississipi devasa havzası ile tam 31 eyaletten ve iki Kanada bölgesinden su toplar. Bu aynı zamanda Mississipi'nin Amerika'nın eyaletlerinin üçte ikisinden geçtiği, ve yüz milyondan fazla insanın hayatına etki ettiği anlamına geliyor. Demiryollarının tüm ülkeyi sarmasından ve elbette havataşımacılığının yaygınlaşmasından on yıllar önce tüm Amerika'nın en önemli taşımacılık otoyolu Mississipi nehriydi. ABD'nin Batı kıyısındaki Kayalık dağlarından doğu kıyısını kucaklayan Apalaş dağlarına kadar olan geniş havzası bir yandan taşkın ovaları ile tarım açısından son derece verimli bir bölge yaratırken tarım ve sanayi ürünlerinin ekonomik ve  süratli bir şekilde transferi için de en uygun yöntemi sağlar. Geçtiği bölgeye hayat veren nehirleri düşününce aklımıza hep Nil, İndüs, Sarı Nehir, Amazon gibi nehirler gelir. Bu nehirler hep gözümüzde nispeten az gelişmiş bölgeleri ayakta tutan can damarları olarak canlanır. Çok daha gelişmiş bir ülkede olmasına rağmen Mississipi'nin ABD için önemi Ganj nehrinin Hindistan için olan öneminden daha az değil aslında. Diğer yandan taşımacılık için ideal şartlar sunan Mississipi Amerika Birleşik Devletleri'nin güney ve orta batı bölgelerini gezmek, Amerikanın kısa tarihinde kanlı ancak çok önemli bir yeri olan İç Savaş'ın kimi önemli muharebelerinin gerçekleştiği yerleri görmek, ve kısa zamanda kıta büyüklüğündeki bir ülkenin önemli bir kısmını ziyaret etmek için de ideal bir ortam sunuyor.

Sel ve fırtına sezonlarında sık sık su baskınlarına sebep olan Mississipi ile kıyılarında yaşayan Amerikalıların arasındaki ilişki tam bir aşk-nefret ilikisi. Hem mal ve can kaybına yol açan bu öfkelendiğinde önünde hiç bir gücün duramadığı dev nehirden çekinip ona ver yansın ediyorlar hem de yaşadıkları bölgenin ekonomisini ve dolayısıyla ailelerini ayakta tuttuğu için de ona derin bir sevgi ve saygı besliyorlar. 

İşte Mississipi üzerinde geçirilecek bir haftalık bir nehir turu bu denli ilginç ve Amerikan güney eyaletlerinin folklorüne derinden işlemiş bir olguyu da tanımak demek. En kısa haliyle Mississipiyi tanımak bir nehirden fazlasını tanımak demektir.

New Orleans'dan Memphis'e  


3.000 km'den daha uzun bir nehiri bir baştan ötekine tek bir seferde gezmek elbette imkansız. O yüzden de Mississipi nehir turları genellikle aşağı ve yukarı Mississipi olarak iki rota halinde yapılıyor. Bir de daha uzun, 12-14 günlük New Orleans - Memphis - New Orleans gidiş dönüş rotaları da satışa sunuluyor. Ancak benim izlenimim odur ki her ne kadar eşsiz bir deneyim sunsa da aynı gemide 12-14 gün geçirmek o kadar da eğlenceli değil. En iyisi bir haftayı aşmayan kısa rotalardan birinde Mississipiyi tanımak. Tipik bir aşağı Mississipi turu New Orleans'dan start alıyor. Çoğu cruise firması yolcuların New Orleans'da gemiye binmeden önce güzel bir gün geçirmesi için fiyatlarına bir gece otel konaklamasını da dahil ediyor. Böylece Mississipi'yi tanımaya belki de nehir üzerindeki en ilgi çekici ve şüphesiz en ünlü şehirde hoşça vakit geçirerek başlıyoruz. Dünyaca ünlü Mardi Gras şenliğinin ev sahibi New Orleans'da sokak çalgıcılarından Blues ve Jazz dinlemek, bardan aldığınız plastik bardaktaki biranızı yudumlarken Bourbon Street'de salınarak yürümek, eğlencenin sınır tanımadığı gece kulüplerinde dekadan keyiflere olan iştahınızı ve direncinizi test etmek...Ben şimdi böyle yazınca aklnıza New Orleans'ın bir günah şehri olduğu gelmesin. Amerika'da yasallık sınırında gezinen eğlence aktivitelerinin en yaygın olduğu şehirlerden birisi New Orleans ama eski Fransız mimarisi, müzik ve yemek kültürü ile bir eğlence kentinden çok daha derinlikli bir tecrübe vaad ediyor. Her yaştan ziyaretçinin, her zevke her alışkanlığa sahip gezginin kendinden bir şeyler bulabileceği ve ksinlikle daha zengin bir kültür birikimiyle ayrılacağı bir kent burası.

New Orleans'da geçirdiğiniz güzel günün ardından geminize biniyor ve kalkış saatini bekliyorsunuz. Cruise turlarının tipik bir özelliği gemiye biniş saatiniz ile kalkış saatiniz arasındaki bir iki saatlik hazırlık dönemini gemiyi keşfederek geçirebilmeniz. Eğer American Queen gemisinde seyahat edecek olursanız her boş dakikanızı gemiyi daha yakından tanımak için geçirmek isteyeceksiniz. Aşağıdaki kısa videoya bir göz atarsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Gerçekten de hem her türlü modern teçhizata ve beş yıldızlı gemilerden beklediğimiz konfora sahip hem de klasik nehir gemilerinin ruhunu yanıstan American Queen eşsiz bi gemi.

 Mississipi boyunca ilerlerken Memphise'e kadar Louisiana, Mississipi, Arkansas, ve Tennessee eyaletlerinden geçeceksiniz. Teker teker duraklayacağınız şehirler sezona ve katıldığınız tura göre değişkenlik gösterse de büyük ihtimalle önemli bir İç Savaş muharebesinin de geçtiği Vicksburg, Helena, yine Kuzey-Güney savaşının önemli bir muharebe alanı Nachez ziyaret edeceğiniz şehirler arasında olacak. Bu şehirlerde Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerinin belirleyici özelliği olan büyük plantasyonları, genç kolonilerin ekonomisinin uzun süre lokomotifi olan büyük tarım çiftliklerini ve büyük toprak sahipelrinin gururu olmuş malikaneleri görme fırsatınız olacak. Eski muharebe alanlarında savaşın bıraktığı izleri görecek, Amerikan tarihinin kara sayfası köleliğin hüküm sürdüğü bu topraklarda köle gücüyle kazanılmış büyük zenginlikleri bir yandan üzülerek ve kızarak ama bir yandan da etkilenmekten kendinizi alı koyamadan tanıyacaksınız.


Son durağınız ise Memphis olacak. Elvis presley'in memleketi Memphis aynı zamanda Martin Luther King'in de vurulduğu şehir. Zengin, çalkantılı, ve şüphesiz ilgi çekici bir tarihi olan Memphis kısa ömrüne bir dolu tarihi kilometre taşını yerleştirmiş bir kent. Memphis aynı zamanda Mississipi boyunca kuzeye ilerleyen özgürlüğünü kazanmış kölelerin yanlarında getirdiği, yol boyunca dönüşerek günümüzde Blues türüne evrilen müziğin de Blues karakterini kazandığı şehir. Alt yapısını Blues'dan alan ilk Rock and Roll sanatçılarının da çıkış noktalarından birisi ve kesinlikle görülmeyi hak eden bir şehir.

Tipik bir aşağı Mississipi cruise rotası aşağı yukarı böyle. Ancak eğer Amerikaya kadar gitmişken bir kaç şehir daha göreyim derseniz bu cruise programlarını uçak bileti ve şehir turları ile birleştiren paket programlara da bir göz atabilirsiniz. New York'ta başlayıp Chicago'da sona eren böyle ilgi çekici bir paket program için Pastoral Tour'un Grand Mississipi Nehir Turu programına göz atmanızı tavsiye ederim.