Monday, December 8, 2014

Malta'da Yılbaşı

Bu yazı biraz elitist gelecek biliyorum. Ne de olsa yılbaşında neden 2000 km uçup başka bir ülkede yeni yıla girmiyorsun diye bir soru sorduğunuz zaman nasıl bir gelir düzeyine hitap ettiğiniz ortada. Ancak ben bunun aksini savunacağım size. Diyelim ki yılbaşını özel bir gece olarak geçirmek istiyorsunuz. Öte taraftan uzun süredir adam gibi bir tatil de yapmadınız. Neden iki arzunuzu bir arada hem de unutulmaz bir seyahat ile birleştirmeyesiniz ki?

Seyahat acentaları ve tur operatörleri enelerdir yıl başına özel programlar hazırlıyorlar. Bir gecelik eğlence mekanlarında düzenlenen programlardan tutun okyanuz aşırı denizlerde gemi turalrına kadar her şey bu paketlerin içinde yer alabiliyor. Son senelerde ise hem yeni bir ülke görmenizi hem de hem de çok fazla para ödemek zorunda kalmadan tatil yapmanızı sağlayan yılbaşı paketleri pazarlanmaya başladı.

Tek şehire odaklanan, yılbaşı gecesinin özellikle eğlenceli ve ilginç geçtiği yerlere özel turlar oldukça hesaplı fiyatlara düzenlenebiliyor artık. Pastoral Tour isimli tur operatörünün Malta'da Yılbaşı Turu da bunlardan birisi. Açıkçası bu sayfalarda bir kaç defadan daha fazla Pastoral Tour tarafından düzenlenen turlardan bahsettim. Diyeceksiniz aloooo, kimin reklamını yapıyorsun. Ancak gerçek şu ki Türkiye'de büyük tur operatörleri standart turlar ve sürümden kazanarak indirdikleri fiyatlar ile butik operatörlere yaşam şansı tanımıyorlar. Oysa pek çok işini ciddiye alan tur operatörü maksimum 20 kişilik programlar ile kişiselleştirilmiş, özel arzulara hitap edecek hale getirilmiş turlar düzenlemek konusunda tatil.com ya da benzeri turizm portallarından çok daha başarılılar ve takip edebildiğim kadarı ile Pastoral Tour da bunlardan birisi.

Biz Malta'dan bahsetmeye devam edelim. Malta yılbaşı dediğiniz zaman ilk aklınıza gelen seçeneklerden birisi olmayabilir. Ancak ılıman iklimi, eğlenmeyi seven Akdenizli halkı, ve doğal ve tarihi güzellikleri ile yılbaşında kısa bir tura çıkmak için ideal bir mekan. 31 Aralık gecesi Valletta şehir merkezinde düzenlenen sokak eğlencesi dünyaca meşhur.

Eğer yakın zamanda kısa bir yurt dışı seyahati yapmak niyetindeyseniz, aradan yılbaşını da çıkartayım diyorsanız bir bakmanızı öneririm. Pastoral Tour Malta'da Yılbaşı

Thursday, December 4, 2014

Balayı Turu Nasıl Planlanır?

Tebrikler! Evlenmeye karar verdiniz ve kafanızı kurcalayan, zamanınızı alan onca işin arasında bir de balayı için nereye, ne kadar süre için gideceğinize karar vermek de var. İyi de bu işin eğlenceli kısmı dediğinizi duyar gibiyim. Onca sıkıcı işin arasında balayını planlamak o kadar eğlenceli ki! Elbette. Evlenmenin en güzel yanlarından birisi de onca yorgunluğu, aileler, bürokrasi ve konuklar arasında stres içinde geçen günlerin bitkinliğini atacağınız, yeni hayatınıza mutlu bir başlangıç yapacağınız balayını düşlemek değil mi? Ancak işler her zaman istediğiniz kadar düzgün gitmeyebilir. Otellerde istediğiniz odayı bulamayabilirsiniz, havaalanı otel transferleriniz istediğiniz kadar konforlu olmayabilir, uçak biletleri konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Peki ne yapmanız lazım?

Internette pek çok Balayı Turu da düzenleyen seyahat acentasının sayfalarını bulmanız mümkün. Bu acenaların büyük bir kısmı size uçağa binmenizden Türkiye'ye dönüşünüze kadar elinizi sıcak sudan soğuk suya sokmayacağınız bir hizmet verecektir. Balayı sizin için dinlenmek, eğlenmek, evlilik hayatınıza kusursuz bir başlangıç yapmak demek olmalı. Bunun için de tüm detayları sizin için düşünen bir tur operatörünün yardımını almak kadar doğal bir şey yok.

Bazı acentalar size her bütçeye uygun programlardan oluşan bir paket sunarken kimi acentalar ise tamamen sizin arzularınıza göre hayalinizdeki balayı turunu programlayabilirler. Bunun için sizden talep edecekleri ücret ise otel komisyonlarından fazla olmayacaktır. Hatta sizin için özel anlaşmalar ile kendi başınıza yapacağınız rezervasyonlardan çok daha iyi fiyatlı teklifler bile alabilirsiniz. 

Balayı seyahatinizin bir diğer önemli noktası da transferler ve turlar olacak. Balayı turunun organizasyonu uçak ve otel rezervasyonu ile sınırlı olmayacak. Havaalanında otelinize transferi, otel dışında ekstra aktiviteleri, belki bir akşam yerel bir restoranda romantik bir akşam yemeğini de hesaba katnanız gerek. Tüm bu ayrıntılar (ve oalsı aksilikler) ile tek başınıza uğraşmak gereksiz bir gerginlik kaynağı olabilir. O yüzden bunun için eğitilmiş profesyonellerden bütçenizi zorlamayacak bir bedel karşılığında yardım almak her zaman aklınızda tutmanız gereken bir seçenek.

Populer balayı destinasyonları olan Bangkok, Phuket, Maldivler aynı zamanda Türkiye'den alışık olmadığımız gelenekleri ve alışkanlıkları olan yerler. Bu destinasyonlar için yöreyi tanıyan ve otellerin standardı konusunda tecrübe sahibi insanlardan yardım almak gerekli. Sonuçta Booking.com adresinden ya da TripAdvisor 'dan otel aramak, karşılaştırma yapmak çok eğlenceli bir uğraş ama aynı zamanda kafa karıştırıcı ve çok zaman kaybettiren bir işe dönüşebilir.

Önümüzdeki yazılarda popüler balayı destinasyonları hakkında daha fazla bilgi veren yazılar da yazacağım.

Tuesday, December 2, 2014

En iyi cruise hangisi?

Bu öyle kolay kolay cevap verilebilecek bir soru değil. Ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz. Ancak bu klişe bir yana ödediğiniz paranın karşılığını daha iyi aldığınız turları bulmanın çeşitli yolları var. Burada size en iyi gemi turunu bulmak için neler yapmanız gerektiğine dair bir kaç tavsiye sunacağım.

1 - Beklentilerinizi belirleyin

Aradığınız uçsuz bucaksız denizler ve kumsallar mı? O zaman Karayipler'e gitmeniz gerekecek. Cruise turlarının kraliçeleri Karayipler'de bulunuyor. Cruise fiyatları genelde çok uygun olsa da genelde ABD'ye uçmak gerektiği için toplam maliyet biraz şişiyor ama egzotik bir gemi turu arzuluyorsanız daha fazla aramanıza gerek yok. Yok eğer aradığınız ilginç yerler görmek, gemiden sık sık inip yeni şehirler görmekse o zaman mutlaka Akdeniz turlarına bakmanız gerek. Birden çok ülke, birden çok kültür ve farklı mutfaklar için Akdenizde çeşitli rotalar mevcut.

2 - Yaz serinliği

Eğer yaz aylarında sıcaktan kaçmak istiyorsanız cruise turları tam size göre. Zaten gemide olmak bile yazın bunaltıcı etkilerinden kaçmanızı sağlayacak. Ancak daha da serinlemek istiyorsanız fiyortlar ya da baltık denizi turlarını düşünmelisiniz. Fiyort turları pek çok açıdan iyi bir fırsat. Hem yazın nispeten serin bir ilime gidiyor hem de dünyanın en ilginç doğal oluşumlarını görme fırsatı yakalıyorsunuz. Baltık turlarında ise deniz deneyimi doyurucu olmasa bile pek çok güzel Kuzey Avrupa kentini yakından görme fırsatınız oluyor.

3 - Bütçem düşük ne yapabilirim?

Eğer erken rezervasyon fırsatlarını kaçırdıysanız size tek önerimiz Kuşadası ve İstanbul kalkışlı Yunan Adaları Gemi Turları. Yunan Adaları pek çok açıdan ideal cruise turuna yaklaşıyor. Pek çok adada ve genelde Atina'da zaman geçirme fırsatı, Asla monotonlaşmayan gemi seyahati. Değişkenlik gösteren manzara. Ve tüm bunları nispeten uygun fiyatlara satın alabiliyorsunuz. Ege Adaları turlarında söyleyebileceğimiz bir iki ufak negatif nokta ise gemilerin yaşı ve kimi adalarda çok kısa tutulan konaklama süresi. Ege Adaları turlarına büyük gemi şirketleri en yeni ve en büyük gemilerini koymuyorlar. Elbette bu gemilerin kötü olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin Louis Olympia yakın zamanda elden geçirilip restore edilmiş 1980'lerde inşa edilmiş bir gemi. Konfor bakımından eksiği yok ancak yaşı ve boyutu dolayısıyla 4 yıldız sınıfında. Ancak bu seyahatinizin kötü ya da konforsuz olacağı anlamına gelmiyor. Sonuçta oldukça konforlu, doyurucu bir turu kesenize uygun bir fiyata mal etme fırsatı elinize geçmişken şikayet edecek fazla bir şey yok.

Benzeri yazıalr ile gemi turlarının artıalrı eksileri üzerine yazmaya devam edeceğim. Gelecek yazılarda cruise turlarına çıkarken dikkat etmeniz gereken noktalar üzerinde duracağım. 

Nehir Turu mu Gemi Turu mu?

Yazının başlığı aslında bir anlatım bozukluğu içeriyor ama daha kısa bir ifade aklıma gelmedi. Teknik olarak nehir turları da gemi turu sayılır ama siz bu yazıda yaptığımız karşılaştırmanın ne olduğunu anladınız. Populeritesi giderek artan nehir turları Avrupa nehirlerini bir turizm otoyoluna çevirdi. Tuna, Rennes, Rhine, Mosel havzaları ticaret için olduğu kadar turizm için de vazgeçilmez geçitler haline geldi. O halde gelin nehir gemisinde şehirden şehire atlamak mı yoksa devasa bir cruise gemisinde tura çıkmak mı daha avantajlı bakalım.

Doğal olarak bu sorunun herkes için geçerli bir cevabı yok. Kimisi Akdenizde cruise turunu tercih ederken bir başkası Tuna nehir turuna katılmak isteyebilir. Ancak eğer kararsızsanız, ve su üzerinde olmak istiyorsanız o zaman iki gemi turunun avantajlarını ve dezavantajlarını inceleyelim.

Şehirler Kültürler

Ziyaret edilen şehir sayısı ve şehirlerde geçirilen zaman bakımından nehir turları her zaman standart cruise turlarına göre daha avantajlıdır. Nehir gemileri genellikle her gün yeni bir şehire yanaşır ve orada oldukça uzun zaman geçirir. Bu derecede yoğun bir cruise turu genellikle sadece Yunan Adaları turlarında her gün yeni bir ada ziyaret etmek şeklinde gerçekleşir. Ancak bu turların bile bir ya da iki adayı sadece bir iki saatle geçiştirmek gibi mecburiyetleri var. 

Manzara

Manzara konusunda olay tamamen sizin neyi sevdiğinize bağlı. Tipik olarak cruise gemileri geceyi seyir halinde ve gündüzün büyük kısmını demirlemiş olarak geçirir. Nehir gemileri de buna benzer bir seyir izlerler. Ancak aralarında şöyle bir fark var. Nehir turlarında manzara her zaman size daha yakıun, daha çavuk değişen, ve çeşitlidir. Gece seyir halinde bile şehir ışıkları, kasabalar izlenmeye değecek bir manzara sunar. Gemi tuırlarında ise seyirin önemli bir kısmı açık denizde gerçekleşecektir. Eğer sonsuz mavilikler sizin için iyi bir manzara demek değilse o zaman seyir zevki açısından sizin için ideal olmayabilir.

Servis ve Konfor

Nehir gemileri daha küçük, ve doğaları gereği daha dar gemilerdir. Kapasiteleri 100-200 yolcu arasında değişir. Genellikle çok iyi yetişmiş ve tecrübeli mürettebat ile çalışırlar. Bu yüzden nehir gemilerinde çok daha iyi hizmet alabilirsiniz. Ancak küçük bir gemide olduğunuzu unutmayın. Nehir gemileri cruise gemielrinde olan devasa alanalra, havuzlara, oyun alanlarına, tiyatrolara sahip değildir. Cruise gemilerinde yolcu kapasitesi 4000'e kadar yaklaşabilir ve bu 4000 yolcuya hizmet veren mürettebatın sayısı 1000'i aşabilir. Bu kadar büyük bir mürettebatı tamamen aynı kalitede ve eğitim seviyesinde tutmak zor olduğu için arada sırada standart altı mürettebat ile karşılaşabilirsiniz. Ancak geminin fiziksel konforu beş yıldızlı otellerde bile göremediğiniz düzeye çıkabilir. 

Seyir Konforu

Nehir gemileri küçük tekneler olmasına rağmen nehirde yol aldığı için çoğu zaman sakin sularda seyir halindedir. Fazla sallanmazsınız. Okyanus aşırı cruiselarda ise dev boyutlarına rağmen çalkantılı denizlerde okyanusun gücünü hissedebilirsiniz. Cruise gemileri üretilen en güvenli tekneler arasında olsalar dahi fırtına sırasında kayda değer derecede sallanacaklarını göze almanız gerekir. Ancak eğer deniz tutmasından müzdarip değilseniz konforunuzun çok fazla etkilenmeyeceğini söyleyebiliriz.

Umarım bu kısa rehber nehir ve deniz turları arasında tercih yapmak zorunda kaldığınızda size yardımcı olacak bir klavuz görevi görür. Benim iflah olmaz bir gezgin olarak tavsiyem elbette su üzerinde tatil yapmanın bu iki yöntemini de keyifle test etmeniz yönünde olacak. Kaliteli bir nehir turu külürel açıdan da çok doyurucu olacakken iyibir gemide geçrieceğiniz bir haftalık bir cruise sizi konfora öylesine alıştırır ki evinize döndüğünüzde bir süre aynı hizmeti bulamadığınız için hayal kırıklığına dahi uğrarsınız. Sonuçta hemen her seyahat seçeneği gibi nehir ve gemi turlarının da avantajlı ve dezavantajlı yanları, farklı seyyahlara değişki şekillerde hitap eden tarafları vardır.

Bol seyahatli günler dileriz

Thursday, November 20, 2014

Sappho'nun Adası Midilli

Midilli Ege denizindeki adalar içerisinde en doyurucu seyahat tecrübesini vaat eden adalardan birisi. Hem çeşitlilik arz eden coğrafyası, hem de irili ufaklı şehir ve kasabaları ile sadece tek bir liman kasabasına bağlı kalmadan rahatlıkla bir kaç günlük bir tatil yapabileceğiniz bir yer.

Midilli hakkında yazıalcak o kadar çok şey var ki tek bir blog yazısı buna asla yetmez. O yüzden arada sırada Midilli'nin öne çıkan özelliklerini vurguladığım ufak yazılar yazacağım. Bunlardan ilki ünlü kadın şair Sappho'nun anısına... 

Midilli deyince akla ilk olarak adanın Lezbiyenler adası olarak yayılan namı geliyor. Gerçekten de adanın Yunanca adı Lesbos lezbiyen kelimesinin kökenini oluşturuyor. Ancak bu Midilli'nin lezbiyenliğin merkezi olduğu, Midillili kadınların yoğun bir şekilde lezbiyen olduğu gerçeği yansıtmıyor. Ada buna rağmen dünyanın en geniş katılımlı lezbiyen festivallerinden birisine ev sahipliği yapıyor. Her sene Eylül ayında düzenlenen festivalin Midilli'de yapılmasının asıl sebebi ünlü adalı kadın şair Sappho'nun Midilli'de doğmuş ve yaşamış olması. Pek çokları tarafından dünyanın ilk lezbiyen yazarı olarak bilinen Sappho kadınların problemleri dile getirdiği, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliği vurguladığı şiirleri ile zamanının ötesinde bir yazardı. Bu gün bile gerçekten lezbiyen olup olmadığı bilinmiyor ama yüzlerce sene sonra bile kadınlara ilham olmaya devam ediyor.

Midilli'yi ziyaret edince Sappho'yu da hatırlayın. Çağlar boyunca Ege adaları arasında bile özgür ruhu ve isyankarlığı ile kendini belli etmiş Midilli'nin bu ünlü tarihi simasına Mytilene meydanındaki heykelinin yanı başında sessiz bir selam çakın ve adanın size suancağı kültürel zenginlikleri, Ege mutfağının damağınızda bırakacağı keyifli izleri düşünerek yolunuza devam edin.

Midilli  ve Midilli'de konaklama seçenekleri hakkında daha fazla bilgi için Midilli Tur sitesine bir göz atabilirsiniz.


Tuesday, November 18, 2014

Yeni Yıla Kuşadası Fantasia De luxe Otel'de Girin

Tur operatörlerinin tuzu ekmeği özel günler, bayramlar ve tatillerde düzenledikleri özel programlardır. Böyle özel günlerin başında da Yılbaşı Gala programları gelir. Pek çok şehirde düzenlenen yılbaşı baloları yok olmaya yüz tuttukça konaklamalı ya da konaklamasız olarak düzenlenen, benim Otel Galası olarak adlandırdığım programlar populerlik kazanmaya başladı.
Konsepti kısaca açıklayalım: Yeteri kadar geniş bir balo salonu ya da restoranı olan otel 31 Aralık gecesi müzik ve dans şovlarını da içeren yemekli bir program düzenler. Bu program otelde 31 Aralık gecesi her şey dahil konaklamayı da içeren bir konaklama teklifi ile paketlenir. 

Konuklar tek başlarına ya da arkadaş grupları ile birlikte 31 Aralık günü otele gelirler, odalarına giriş işlemlerini tamamlar ve akşama dek otelin her şey dahil konseptinden yararlanarak otel imkanlarını kullanır, hoşça zaman geçirirler. Akşam saat 20:00 civarında önceden belirlenmiş masalarında yerlerini alırlar.

Bir yandan canlı müzik, bir yandan otelin yılbaşı menüsünden yiyecekler eşliğinde yılbaşı gecesini eğlenerek geçiriyor, artık bana yeter dediğiniz anda ise hooop odanıza çıkıyorsunuz. Ertesi gün öğle yemeğinizi otelde aldıktan sonra evinize geri dönüyorsunuz.

Bu tip otel yılbaşı galalarının en büyük avantajı sizi yılbaşı gecesinin keyifli anılarıyla baş başa bırakması. Trafiğe çıkmak, belki de alkollü bir şekilde eve gitmeye uğraşmak gibi dertleriniz olmuyor ve gönlünüzce yılbaşı gecesinin keyfini çıkartabiliyorsunuz.

İzmir ve İzmir yöresinde yaşayanlar için Kuşadası, Seferihisar ve Çeşme otelleri hem 5 yıldızlı tatil oteli konforunu sunarken bir yandan da sadece 1 saatlik bir yolculuk mesafesinde oldukları için avantajlı.

Eğer sizin de niyetiniz yılbaşını dışarıda kutlamaksa o zaman Pastoral Tur'un düzenlediği Kuşadası Fantasia de Luxe Yılbaşı Gala Programına bir göz atın derim 

Friday, November 7, 2014

Laponya'ya gitsek mi?



Laponya neresi mi? Finlandiya'nın kuzey bölgesine verilen isim. Bugün çoğunlukla Kuzey Işıkları, Kar Safarisi, Husky ve Ren Geyiği safarileri gibi turistik etkinlikler için bir doğal park haline gelen bu bölge en doyurucu Arktik tecrübelerden birisini vaad ediyor.

Bu turistik aktivitelerin pek çoğu aslında buraya geliş amacı Kuzey Işıklarını görmek olan ziyaretçilerin Laponya'da geçirdiği zamanı daha cazip hale getirmekten ibaret. Sadece kar safarisi için kuzey kutup dairesinin eşiğine gitmenize gerek var mı? 

Laponya kuzey ışıkları ve kar safarisinden daha fazlasını da sunuyor. Öncelikle buraya kadar gelmişken Arktikum'a uğramamak olmaz. Hem bir bilim merkezi hem de bilim müzesi olan bu tesis Laponya ve Arktik tarihi, bu alanda yapılmış bilimsel çalışmalar, ve bölgenin özellikleri hakkında doyurucu bilgiler içeren sunumlara sahip. İlgi çekici mimarisi de cabası.

Eğer Rovaniemi'de değil de Saariselka'da kalacaksanız zaten büyük ihtimalle buraya da uğrayacaksınız demektir. Eğer bir tur grubuyla beraber seyahat ediyorsanız fazla kaçarınız yok açıkçası.

Sonuçta görüp göreceğiniz en ilginç, ya da en çarpıcı müzelerden birisi değil ama görmeye değer olduğu kesin. Açıkçası ben sadece uzun cam tavanlı atriumunu görmek için bile gitmeye ikna olabilirdim. Ancak eğer daha eğlenceli bir aktivite (Husky Safari, Ren Geyiği Safari, gibi) seçeneğiniz varsa o zaman es geçebilirsiniz.

Cam Igloo'larda Akşam Keyfi

Kış ayları boyunca Laponya'da geceler uzun gündüzler kısa. Bu kötü bir şey değil çünkü zaten burada olma amacımız kuzey ışıklarını seyretmek. Büyük ihtimalle snowmobillerle bir akşam kar safarisi ve kamp ateşi eşliğinde kuzey ışıkları turu yapacaksınız. Ama Laponya'da geçirdiğiniz bir kaç gecenin tamamında gece yattığınız yerden de bu muhteşem doğa olayını seyre dalmak istemez misiniz?
Bölgedeki oteller giderek artan bir hızla konuklarına tamamen cam ile kaplı, Igloo tarzında yapılmış odalar sunuyor. Buna kutup bungalowları da diyebiliriz belki. Şu aralar oldukça popüler olan bu igloolarda konaklama fiyatları biraz yüksek olsa da en azından bir gece cam igloo tecrübesi yaşamak gerçekten kaçırılmaz bir fırsat. Oldukça gerçek üstü bir deneyim yaşayacağınıza emin olabilirsiniz.

Kuzey Işıkları - Sihir olmadığına inanamayacaksınız

Eminim Aurora'ları internette, televizyonda mutlaka görmüşsünüzdür. Ancak kuzey ışıklarının resmine bakmak ile gerçekten görmek arasında dağlar kadar fark var. Aurora Borealis'e ilk defa şahit olduğunuzda gökyüzünde şirin renk oyunlarından daha fazlasını gördüğünüze emin olacaksınız. Güneş'in muhteşem gücüne, onun yaydığı yüklü parçacıklara dünyanın atmosferinin nasıl karşı koyduğunu, bu iki doğa gücü arasındaki çekişmenin kutuplar civarında yarattığı bu muhteşem ışık oyununun sadece renkli bir tablo olmadığını hissedeceksiniz. Göz alabildiğine ufku kaplayan Aurora nefesinizi kesecek.
Auroralar senenin çoğu günü çeşitli yoğunluklarda görünüyorlar. Bulutsuz bir havada Aurora'ya şahit olma olasılığınız yaklaşık yüzde 75. Bu da demek oluyor ki eğer bir kaç gece açık havaya denk gelirseniz çok büyük olasılıkla kuzey ışıklarını görmeden Laponya'dan ayrılmayacaksınız. Ancak yine de hava şartlarına bağlı olarak Finlandiya'nın kuzey ucuna kadar gidip de Kuzey Işıklarını görmeden gelme ihtimaliniz olduğunu unutmayın.

Laponya'ya Nasıl Gidilir ?

Aslında daha Laponya hakkında yazacak çok şey var. Belki ilerideki yazılarda daha detaylı bir tanıtım yapmaya çalışabilirim. Şimdi bu kadar ile yetinmeniz gerek. Şimdi gelelilm Laponya'ya nasıl gideceğinize. Eğer tek başınıza seyahat etmekten hoşlanıyorsanız THY'nin her gün düzenlediği Helsinki uçuşunda kendinize yer ayırtarak başlıyorsunuz. Sonra FinnAir ile Helsinki - Rovaniemi arasındaki uçuşta bir koltuk seçiyorsunuz. Eğer maliyeti aşağıda tutmak isterseniz Rovaniemi'deki otellerden birine bakabilirsiniz. Şubat - Mart aylarında yoğun sezon yaşandığını hatırlatayım.

Laponya kendi başınıza altından kalkmanın çok zor olmadığı bir rota. Ancak sizi yönlendiren bir rehber olsun istiyorsanız size tavsiye edebileceğim bir tur operatörü var. Pastoral Tour İzmir'de faaliyet gösteren ve dünyanın dört yanına seyahatler düzenleyen bir butik seyahat acentası. Her sene 25 kişiyi aşmamak kaydıyla Mart ayında Laponya turu da düzenliyorlar. Fazla kalabalık olmayan bu turlarda Laponya'nın sunduğu tüm güzellikler ve atraksiyonları tecrübe etme şansınız oluyor. 2015 Martı için Laponya Turu - Kuzey Işıkları programına bir göz atabilirsiniz.